İnternet Sitenize Gelenler Neden Alışveriş Yapmadan Çıkıyor? Güven Sorununun Asıl Nedenleri ve Çözümleri
İnternet Sitenize Gelenler Neden Alışveriş Yapmadan Çıkıyor? Güven Sorununun Asıl Nedenleri ve Çözümleri

İnternet Sitenize Gelenler Neden Alışveriş Yapmadan Çıkıyor?

Ticaretle uğraşan herkesin bildiği acı bir gerçek vardır: Dükkana giren kalabalık, her zaman kasaya para girmesi anlamına gelmez.

Ziyaretçi sayılarınızı gösteren ekranlara baktığınızda binlerce kişinin sayfanıza girdiğini görüyor, ancak günün sonunda beklediğiniz satışları veya iletişim taleplerini alamıyorsanız, çok ciddi bir “ikna” sorunu yaşıyorsunuz demektir.

Çoğu sayfa sahibi bu durumda hatayı verdiği reklamlarda veya arama motorlarındaki kelimelerinde arar. Oysa sorun çoğu zaman insanları dükkana getirmekte değil, onları içeride tutmakta ve onlara güven vermektedir.

Gelen kişi çok ama satış yoksa, teşhis bellidir: Sayfanız, ziyaretçiye “Burası güvenli, tam da aradığım yer” hissini veremiyordur. Peki, insanların sizden alışveriş yapmasını veya sizinle iletişime geçmesini engelleyen o görünmez duvarlar nelerdir?

İşte ziyaretçilerinizi kaçıran 5 temel güven sorunu ve bunların çözümleri.

1. İlk İzlenim: Dijital Vitrininizin Özensizliği

Gerçek hayatta bir mağazaya girdiğinizi düşünün. Yerler tozlu, raflar darmadağınık ve tabelanın ışıkları yanıp sönüyor. Satılan ürün ne kadar kaliteli olursa olsun, o mağazadan alışveriş yapmaya çekinirsiniz. İnternet sayfanız da sizin dijital vitrininizdir.

İnsanlar bir sayfaya girdiklerinde, sadece ilk birkaç saniye içinde o işletmenin ne kadar ciddi ve işine ne kadar saygılı olduğuna karar verirler. Eğer sayfanızın tasarımı karmakarışıksa, yazılar birbirine girmişse, cep telefonundan girildiğinde ekran sağa sola kayıyorsa veya kullanılan resimler bulanıksa, ziyaretçi anında şu karara varır: “Sayfasına özen göstermeyen bir işletme, bana göndereceği ürüne veya sunacağı hizmete de özen göstermez.”

Ne Yapmalısınız? Sayfanızın sade, göz yormayan ve her şeyden önemlisi cep telefonlarında kusursuz çalışan bir yapıda olduğundan emin olun. Özensizlik, müşterinin gözünde doğrudan güvensizlik demektir.

2. Şeffaflık Eksikliğinin Yarattığı Dolandırılma Korkusu

İnternet kullanıcısının en büyük korkusu kandırılmak, parasını kaptırmak veya son anda beklenmedik sürprizlerle karşılaşmaktır. Eğer sayfanızda kargo ücretini, iade şartlarını veya ürünün garanti durumunu ödeme ekranının en son adımına kadar gizliyorsanız, müşteri o sepeti bırakıp gidecektir.

Aynı şekilde, “Hakkımızda” bölümünüz bomboşsa, açık bir adresiniz yoksa veya size ulaşılabilecek sabit bir telefon numarası bulunmuyorsa, ziyaretçinin aklına hemen şu soru düşer: “Bir sorun çıkarsa karşımda muhatap bulabilecek miyim?” Gizemli olmak internette işe yaramaz; kim olduğunuzu saklamak, güvenin en büyük düşmanıdır.

Ne Yapmalısınız? Fiyatlar konusunda en baştan açık olun. İletişim sayfanıza sadece bir mesaj kutusu koymakla yetinmeyin. Açık adresinizi, haritadaki yerinizi ve mümkünse ekibinizin veya iş yerinizin gerçek fotoğraflarını ekleyin. Gerçek yüzler her zaman güven verir.

3. Başkalarının Deneyimlerini Görememek

İnsan psikolojisi, kararsız kaldığı durumlarda başkalarının ne yaptığına bakmaya eğilimlidir. Bir ürünü veya hizmeti daha önce başkalarının kullandığını ve memnun kaldığını görmek isteriz. Buna “toplumsal kanıt” diyoruz.

Sayfanızda daha önce alışveriş yapmış kişilerin hiçbir yorumu yoksa, müşteri kendini “ilk denek” gibi hisseder ve risk almak istemez. Bundan daha kötüsü ise, hepsi aynı gün yazılmış, “Harika, süper, kesinlikle alın” gibi sahte duran yapay yorumlardır. İnsanlar sahte övgüleri hemen anlar. Sahte bir güven vermeye çalışmak, dürüstlüğünüzü tamamen sorgulatır.

Ne Yapmalısınız? Gerçek müşterilerinizin değerlendirmelerine, ürünlerinizin kullanım anlarını gösteren fotoğraflara veya videolara yer verin. Dışarıdan gelen bağımsız ve tarafsız yorumları sayfanızda sergilemek, satışları doğrudan artırır.

4. Satın Alma Aşamasındaki Gereksiz Zorluklar

Bir müşteriyi “Satın Al” veya “Gönder” düğmesine götüren yol ne kadar pürüzsüzse, başarı o kadar yüksektir. Müşterinin önüne koyduğunuz her engel, onu alışverişten biraz daha uzaklaştırır.

Alışveriş yapmak için zorla üye olmasını istemek, sadece bir e-posta adresi yeterliyken T.C. kimlik numarası veya ev telefonu gibi gereksiz detaylar talep etmek ya da çalışmayan düğmeler bulundurmak büyük bir hatadır. İnternet kullanıcısının sabrı çok azdır. Yorulan ve kafası karışan kişi, uğraşmak yerine sekmeyi kapatır ve rakibinize gider.

Ne Yapmalısınız? Üye olmadan “Misafir olarak devam et” seçeneğini mutlaka sunun. İnsanlardan sadece gerçekten ihtiyacınız olan bilgileri isteyin. Satın alma yolculuğunu olabildiğince kısaltın.

5. “Neden Sizi Seçmeliyim?” Sorusunun Cevapsız Kalması

Diyelim ki müşteri sayfanıza geldi, tasarım çok güzel, hiçbir teknik sıkıntı yok. Ama yine de almıyor. Neden? Çünkü ona “Neden başkasından değil de sizden alışveriş yapması gerektiğini” açıkça söylemediniz.

Çoğu işletme sadece ürününün özelliklerini sıralar ama müşteriye ne fayda sağlayacağını anlatmaz. “Makinemiz şu kadar güçlüdür” demek bir özelliktir. “Bu makineyle günlük işlerinizi yarı zamanda bitirip ailenize vakit ayırabilirsiniz” demek ise bir faydadır.

Ziyaretçiler, sayfanıza girdiklerinde onlara ne kattığınızı ilk bakışta anlamalıdır. Rakiplerinizden farkınız ne? Daha mı uygunsunuz, ürünleriniz daha mı dayanıklı, yoksa daha mı hızlı teslimat yapıyorsunuz?

Eğer sayfanız “Biz en iyisiyiz”, “Sektörün öncüsüyüz” gibi içi boş ve herkesin kullandığı kalıplarla doluysa, müşteri ikna olmaz. Net ve anlaşılır olun. Eğer alışveriş sitenizi daha çözümcül hale getirmek istiyorsanız Mediacloud yetkilileri ile iletişime geçebilirsiniz.

Yayım tarihi
×

Lütfen ücretsiz deneme talep formunu doldurun, hemen e-ticarete başlayın!