Web Sitesinde Tasarım mı, Yoksa Kullanıcı Deneyimi mi Satışı Arttırır?
Bir internet sitesi kurarken herkesin aklındaki ilk soru genelde şudur: “Sitem çok güzel mi görünmeli, yoksa çok kolay bir şekilde kullanılmalı?”
Çoğu işletme sahibi, sitenin renklerine, logonun büyüklüğüne ya da ana sayfada yer eden havalı videolara odaklanır. Ancak ziyaretçiler siteye girmenin ardından aradıkları ürünleri kolayca bulamıyor, her ne yaparsa yapsın sepete ekle sekmesini göremiyor ya da ödeme sayfasında zorluklarla karşılaşıyorsa o güzel görünmenin havalı tasarımların hiçbir anlamı kalmaz.
Peki günün sonunda kasaya para girmesine yardımcı olan asıl güç hangisidir? Göz alıcı tasarımlarınız mı yoksa kullanıcıların kısa süre içinde dilediğini gerçekleştirmesi mi? Gelin, dijital dünyanın bu iki devrini karşılaştıralım.
Kullanıcının İlk Deneyimi: Tasarımın Gücü
İnternet kullanıcıları sabırsız olup siteye ilk girdiğinde işlerini halletmek ister. Bir siteye girdiği ilk andan bu yana 50 milisaniyede bir sitede kalıp kalmayacağını düşünür. İşte bu ilk izlenim tamamen tasarımın işidir.
Tasarım, bir mağazanın aslında vitrini gibidir. Vitrin kötü olursa, camlar da kirliyse, mankenler yıkılmışsa kimse içeri girip ürünlerin ne kadar kaliteli olduğuna da bakmaz. Profesyonel, temiz ve modern yapıda yer alan bir tasarım ziyaretçiye aslında şu mesajı sunar. “Biz işimize özen gösteriyoruz, bize güven duyabilirsin”
Ancak burada unutulmaması gereken neden şudur. Satışı vitrin yapmaz. Çok şık bir restoranda olduğunuzu düşünün, avizeler kristal yapıda, ama garsonlar suratsız, menü karışık ve yemek 1 saatte geliyor. O restorana bir daha gider misiniz? Hayır. Tasarım müşteriyi getirir, ama satışı yapacak olan deneyimidir.
Kazancın Gizli Kahramanları: Kullanıcı Deneyiminin Kolaylığı (UX)
Kullanıcı deneyimi, bir ziyaretçinin sitenizde ne kadar düzeyde rahat ettiğidir. Aradığı ürünü kaç saniyede bulunuyor? “Satın Al” butonuna basmak için kırk takla atması gerekiyor mu? Telefonda gezerken parmağı yanlış yerde mi geziyor?
- Bir e-ticaret sitesinde satış genelde tasarım yüzünde değil, kötü deneyim yüzünden kaçar.
- Form doldururken sürekli hata veren kutucuklar,
- Nereye basılacağı belli olmayan menüler,
- Okunamayacak kadar küçük düzeyde yazılar…
Bunların hepsi aslında sürtünme yaratır. Kullanıcı bir şeyi yapmak için düşündüğü an, kaybetmeye başladığınız andır. İyi bir kullanıcı deneyimi “görünmezdir” Her şey o kadar akıcı bir şekilde gerçekleşir ki, müşteri direkt cüzdanını çıkarıp ödeme adımına geçmeye başlar.
Hız: Tasarımların En Büyük Düşmanı Olabilir
Bazen çok güzel yapıda bir tasarım, satışların katili midir?
Sitenizi devasa, yüksek çözünürlük içeren fotoğraflarla, arkada sürekli dönen videolarla ya da kayan yazılarla doldurabilirsiniz. Görsel olarak büyüleyicidir. Ancak bu site, ortalama bir cep telefon internetiyle 10 saniyede açılıyorsa, artık geçmiş olsun bakalım…
Amazon’un yapmış olduğu bir araştırmaya bağlı olarak, site açılışında yer eden 1 saniyelik düzeyde gecikme, satışlarda %1 oranında bir kayba neden olacaktır. Ziyaretçilerin aslında %53’ü, 3 saniye düzeyde geç açılan mobil siteleri de terk ediyor.
Kullanıcı deneyimi aslında burada devreye girer ve tasarıma da dur der: “Güzel görünmek aslında önemli ana hızlı açılmak da aslında daha önemlidir” Eğer satış yapmak istiyorsanız, hız yani UX her zaman süsten yani UI’dan önce gelmelidir.
Mobil Uyumlu Yapı: Parmak Ucundaki Ticaret
Fakat internet trafiğinin %70’den fazlası cep telefonlarından gelir. Masaüstü bilgisayardan harika görünen geniş yapıda bir tasarım, cep telefonu ekranına sıkıştığı zaman bir kabusa dönüşmeye başlar.
Butonların parmakla basılamayacak kadar küçük yapıda görünmesi ya da yazıların okunmaması, doğrudan ciro kaybıdır. Eğer bir müşteri, ürünün fotoğrafını büyütmek için ekranı çimdiklemek zorunda kalıyorsa, o deneyim aslında başarısız olur. Google artık siteleri “MOBİL ÖNCELİKLİ” olarak değerlendiriyor. Tasarımınız mobilde çökmeye başlıyorsa, dünyanın en güzel sitesi de olsa satamazsınız.
Güven Duygusu: İkisinin Ortak Dansı
Satışın olması için müşterinin kredi kartı bilgilerini size emanet etmesi gerekir. Bu güveni sağlamak açısından hem tasarıma hem de deneyime ihtiyacınız vardır.
- Tasarım: Sitenin “merdiven altı” gibi görünmesini engeller. Kurumsal renkler, kaliteli görseller ve düzgün yapıdaki yazı tipleri “Burada aslında muhatap var” der.
- Deneyim: İletişim sayfasının kolay bulunması, iade koşullarının açıkça yazması, ödeme adımında yer eden sürpriz kargo ücreti çıkmaması “Burada dürüstlük var” der. Biri eksikse, güven oluşmaz ve satış gerçekleşmez.